Sosyal Bilgiler ve TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Konularından Seçmeler

En Büyük 10 Türk Lider

En Büyük 10 Türk Lider

Alparslan Çağrı Bey'in oğlu olan Alp Arslan Büyük Selçuklu'yu Orta Doğu'da büyük bir güç hâline getirmiş, Türklere Anadolu kapılarını açarak Küçük Asya'ya Türk ve İslam sancaklarını dikmişti. İslam dünyasının koruyuculuğunu üstlenen Alp Arslan, Malazgirt'te devasa Bizans ordusunu mağlup ederek Türk tarihinin kırılma noktalarından birini gerçekleştirmişti. Alp Arslan, Selçuklu'nun altın çağını yaşayacağı oğlu Melik Şah'ın saltanatı için de alt yapı hazırlamış, Türk devlet bürokrasisinde önemli atılımlar gerçekleştirmişti. Metehan Hun İmparatorluğu'nun en geniş sınırlara ulaştıran,Çinlileri dize getiren,tüm dünyada ONLU SİSTEM olarak bilinen askeri düzeni getiren büyük kağan. Metehan’ın günümüz ordularının temellerini atmış, onbaşı,...

Atatürk İlkeleri

CUMHURİYETÇİLİK Doğrudan doğruya millet egemenliğine dayanan, yöneticileri halkın oyu ile belli bir süre için seçilen devlet biçimine “cumhuriyet” denir. Cumhuriyetçilik; ulusçu, demokratik, özgürlükçü ve çoğulcu bir ilkedir. İlkenin özü cumhuriyet yönetimini korumak, yüceltmek ve yaşatmaktır. Anayasamızın birinci maddesinde; “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir” hükmü yer alır. Bu hüküm değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. İkinci maddesinde ise cumhuriyetçiliğin nitelikleri yer almaktadır. Cumhuriyetin Türk Toplumuna Sağladığı Faydalar: -        Cumhuriyet, bütün vatandaşlara devlet yönetimine eşit şekilde katılmayı sağlamıştır. -        Türk toplumunun gelişmesini ve çağdaşlaşmasını sağlamıştır. Cumhuriyetçilik ile İlgili İnkılâplar TBMM’nin açılması Saltanatın kaldırılması Cumhuriyetin...

Atatürk Devrimleri

Atatürk Devrimleri

ATATÜRK DEVRİMLERİ Atatürk askeri bir dahi ve karizmatik bir lider olduğu gibi, aynı zamanda büyük bir devrimciydi. O dönemlerde, Türkiye Cumhuriyetinin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşabilmesi ve kültürel açıdan gelişmiş toplumların aktif bir üyesi olabilmesi için, modernize edilmesi çok önemli idi. Mustafa Kemal ülkesindeki yaşamı modernize etmiştir. Atatürk 1924 ile 1938 yılları arasında, insanlarının kurtuluşları ve hayatta kalabilmeleri için yaşamsal öneme sahip olan devrimleri hayata geçirmiştir. Tüm bu devrimler, Türk halkı tarafından büyük bir coşku ile karşılanmıştı. Harf Devrimi Atatürk'ün gerçekleştirmiş olduğu en önemli devrimlerden birisi, Arap alfabesinin kaldırılması ve Latin...

1.Dünya Savaşı Öncesi Genel Durum

I. DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ OSMANLI DEVLETİ’NİN GENEL DURUMU Ekonomik Durum: 1. Avrupa’daki gelişmelerin hiçbiri yaşanmamıştır. Avrupa’da Rönesans ve Reform hareketleri sonucu özgür düşünce ortamı oluşmuş, Aydınlanma felsefesinin yaşanması ile bilim ve teknik alanında önemli gelişmeler olmuş (ama Osmanlı’da bu gelişmeler yaşanmamış). Coğrafi keşifler sonucu sömürgeleşme hareketi başlamış, Avrupa zenginleşmiş (bu keşifler sonucu yeni ticaret yolları bulunmuş, Osmanlı’nın elindeki ticaret yolları önemini kaybetmiş). Avrupa’da bilimsel gelişmelerin üretim alanında uygulanması sonucu Sanayi Devrimi gerçekleşmiş. Sanayi Devrimi sonuçları; emek azaldı, üretim arttı; üretimde aletin yerini makine aldı; uluslar arası ticaret hızlandı; işçi sınıfı...

Meşrutiyetler (Kısa anlatım)

Meşrutiyetler (Kısa anlatım)

I. MEŞRUTİYET (11 Aralık 1876) Nedeni: İmparatorluğun içine düştüğü ekonomik, siyasal, idari, sosyal ve askeri bunalımdan kurtarılmak istenmesi. Panislavist politikaya karşı önlem almak. İmparatorluğun birliğini sağlamak. Avrupalı devletlerin içişlerimize karışmasına engel olmak. Gelişme: Avrupa’da eğitimlerini tamamlayan Osmanlı aydınları (Mithat Paşa, Ziya Paşa, Namık Kemal) Padişah II. Abdülhamit’e zorla ilan ettirmişlerdir. 1876 Anayasası’nın Genel Özellikleri (Kanun-i Esasi) 1. Ulusal tepkinin sonucunda gerçekleşmediğinden ulusal iradenin ürünü değildir. 2. Son söz yine padişaha ait olduğundan padişahın yetkileri kısıtlanmamıştır. 3. Halk yönetime katılmamıştır. Sonucu: Padişah II. Abdülhamit, 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nı (93 Harbi) bahane ederek...

1.Dünya Savaşı öncesi Gelişmeler

I. DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ GELİŞMELER TRABLUSGARP SAVAŞI (1911–1912) Osmanlı Devleti ile İtalya arasında yapılmıştır. Sebepleri; siyasi birliğini geç tamamlayan İtalya’nın sömürge (hammadde ve pazar) arayışı; Avrupa devletlerinin İtalya’yı desteklemeleri. Osmanlı Devleti Derne, Tobruk ve Bingazi’de önemli başarılar kazandı (gönüllü subaylardan M. Kemal ve Enver Bey önemli başarılar kazandı). Trablusgarp Savaşı sürerken Balkan Savaşları patlak verdi. Bunun üzerine Osmanlı Devleti ile İtalya arasında Uşi Antlaşması yapıldı (15 Ekim 1912). Uşi Antlaşmasına göre; Trablusgarp ve Bingazi İtalya’ya bırakıldı; Oniki Ada Osmanlı Devleti’ne verildi (ancak Balkan Savaşları sonuna kadar İtalya’da kalacaktı). NOT: Uşi...

1.Dünya Savaşı

1.Dünya Savaşı

          1914-1918 yılları arasında yapılan ve tüm dünyayı etkileyen savaş l. Dünya Savaşı olarak adlandırılmaktadır.Savaş o güne kadar görülmemiş bir şiddette olmuş ve tüm dünya unutulmayacak kötü yıllar görmüştür. I. DÜNYA SAVAŞI (1914–1918) I. Dünya Savaşı’ndan Önce Osmanlı Devleti’nin Durumu Osmanlı Devleti 18. yüzyıldan itibaren Avrupa’daki bilim ve teknik alanında yapılan yenilikleri takip edemedi. Fransız İhtilali’nden sonra yayılan milliyetçilik akımından Osmanlı Devleti olumsuz etkilendi. Osmanlı yönetimindeki milletler ayaklanmaya başladı. Batılı Devletler, Osmanlı Devleti’nin topraklarını sömürge haline getirmek istediler. Kapitülasyonlar nedeniyle Osmanlı ekonomisi zor durumdaydı. Osmanlı Devleti Avrupa...

Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nda Savaştığı Cepheler

Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nda Savaştığı Cepheler Kafkasya (Doğu) Cephesi   Osmanlı Devleti’nin savaştığı ilk cephedir (22 Aralık 1914). Bu cephede Osmanlı Devleti, Ruslar ve onları destekleyen Ermeniler’le savaştı. Cephe Almanların isteği üzerine açıldı. Cephenin açılma nedeni; Almanya’nın Bakü petrollerini ele geçirmek istemesi; Enver Paşa’nın Orta Asya Türkleri’ni Osmanlı Devleti çatısı altında toplamak istemesi (Pantürkizm düşüncesi); Avusturya’nın Rusya ve İngiltere karşısında rahatlamak istemesi. Savaşı, kış şartlarının ağır olmasından dolayı Osmanlı Devleti kaybetti. Sonuçları; Ruslar, Muş, Bitlis, Trabzon, Erzurum ve Erzincan’ı ele geçirdiler; İtilaf Devletleri Çanakkale’yi geçemediler ve Rusya’ya yardım gönderemediler....

Wilson İlkeleri Ve Savaşı Bitiren Antlaşmalar

Wilson İlkeleri (8 Ocak 1918): Yenenler yenilenlerden toprak almayacaktır (savaş sonunda yenenler bu maddeyi aşacaklar, manda-himaye yönetimi kurdular). Yenenler yenilenlerden savaş tazminatı almayacaktır. Devletlerarasında gizli antlaşmalar yapılmayacaktır. Dünya’da kalıcı bir barış için “Milletler Cemiyeti” (Cemiyet-i Akvam) kurulmalıdır. NOT: Milletler Cemiyeti savaş sonucu kurulmuş, kuruluş amacı yeni bir dünya savaşını önlemek ve barışı korumaktı. Ancak bir süre sonra, cemiyet, büyük devletlerin kontrolüne girdiğinden ve II. Dünya Savaşı’nı engelleyemediğinden 1945 sonrası kapatılmış, yerine Birleşmiş Milletler kurulmuştur. Her devlet kendi güvenliğini koruyacak kadar silah üretecektir. NOT: Dünya’da ilk silahsızlanma önerisidir. Türkleri İlgilendiren Kısım;...

I. Dünya Savaşı’nın Sonuçları

I. Dünya Savaşı’nın Sonuçları I. Dünya Savaşı’nı İtilaf Devletleri kazandı. Çok uluslu devletler (Osmanlı, Avusturya-Macaristan, Çarlık Rusya’sı) yıkıldı. Polonya, Çekoslovakya, Yugoslavya, Avusturya, Macaristan, Sovyetler Birliği, Türkiye gibi yeni devletler kuruldu. Dünya barışını sağlamak, devletlerarası sorunları çözmek amacıyla “Milletler Cemiyeti” (Cemiyet-i Akvam) kuruldu (20 Ocak 1920). Bazı ülkelerde rejim (yönetim) değişikliği oldu. İtalya’da Faşizm, Almanya’da Nazizim, Rusya’da Kominizm (Sosyalizm) gibi. Cumhuriyet yaygınlaştı. Sömürgecilik isim değiştirerek manda ve himaye adı ile devam etti. Almanya tüm sömürgelerini kaybetti, ordusu terhis edildi, silah sanayi kurması yasaklandı. İngiltere büyük bir ekonomik güce sahip oldu. Rusya’da...

Mondros Ateşkes Antlaşması ve Sonrası

MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI (30 Ekim 1918) İtilaf Devletleri ve Osmanlı Devleti arasında 30 Ekim 1918’de Bahriye Nazırı Rauf Orbay başkanlığındaki Osmanlı komisyonu ile İngiliz temsilcisi Amiral Calthorp arasında Limni Adası’nın Mondros Limanı’nda imzalandı. Antlaşmanın maddeleri: Çanakkale ve İstanbul Boğazları tüm antlaşma devletlerine açılacak. Osmanlı ordusu terhis edilecek. Orduya ait silahlar, cephane, donanma ve taşıtlar İtilaf Devletlerinin emrine verilecek. Bütün haberleşme, ulaşım araç ve gereçleri İtilaf Devletlerinin denetimi altında bulundurulacaktı. İtilaf Devletleri, kendi güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa herhangi bir stratejik noktayı işgal edebileceklerdi (7. MADDE). İtilaf Devletleri ve...

Yararlı ve Zararlı Cemiyetler

1.Türklerin Kurdukları Zararlı Cemiyetler Sulh ve Selamet-i Osmaniye Cemiyeti:Kurtuluşun padişah ve halifenin buyruklarına uymakla gerçekleşeceğine inanan kişilerin kurduğu cemiyettir.   Hürriyet ve İtilaf Cemiyeti:II. Meşrutiyet döneminin önemli siyasi kuruluşudur. İttihat ve Terakki Partisi’nin iktidarını yıkmak için mücadele etmiştir. Mondros Ateşkesinden sonra İtilaf Devletleri ile işbirliği yaparak Anadolu hareketine karşı çıkmıştır.   İngiliz Muhipleri Cemiyeti:Kurtuluşun İngiliz mandasına girmekle olacağını düşünenlerin kurduğu cemiyettir. Anadolu’da ayaklanmalar çıkararak ulusal direnci engellemek istemiştir. Osmanlı devlet adamları ve padişah da derneğin üyeleri arasındaydı. Bu nedenle diğer cemiyetlere göre daha fazla yaptırım gücüne sahiptir.   Teali-İslam Cemiyeti:Merkezi...

Kurtuluş Savaşı Hazırlık Dönemi

Kurtuluş Savaşı Hazırlık Dönemi

Kuva-i Milliye: İşgallere karşı ilk anda düzenli ordular kurma imkânı olmadığından, çeşitli bölgelerde; düşmana direnmek, düşmanı oyalamak amacıyla kurulan bölgesel nitelikli silahlı halk kuvvetlerine Kuva-i Milliye (Milli Kuvvetler) denir. Bu direniş gittikçe güçlenerek “Kuva-i Milliye Ruhu”nu oluşturdu. İlk direnişi Hatay’da Fransız ve Ermenilere karşı başlatan milli kuvvetlerin, düzenli olarak ilk mücadelesi, İzmir’in işgalinden sonra Batı Anadolu ve Trakya’da Yunanlılarla oldu. Oluşma Nedenleri Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılması Mondros Ateşkesi’ne göre ordularının terhis edilmesi Anadolu’nun yer yer işgal edilmesi Osmanlı Hükümetinin işgallere karşı duyarsız kalması ve halkın güvenliğini sağlayamaması...

Kurtuluş Savaşı Savaş Dönemi

Kurtuluş Savaşı Savaş Dönemi

I. İnönü Savaşı (6-10 Ocak 1921) : Nedeni:1. İtilâf Devletleri desteğinde, Sevr antlaş­masını Türklere kabul ettirmek. 2.TBMM ordularını yok edip Ankara'ya kadar olan Türk topraklarını ele geçirmek ve TBMM'ni kapatmak. 3. Demiryollarının   kavşak   noktası   olan Eskişehir'i ele geçirmek. - Yapılan savaş sonunda Yunan ordusu yenilgiye uğratıldı. Sonucu: 1- Düzenli ordunun ilk askeri  zaferdir. 2- TBMM Hükümetinin moral ve otoritesinin artmasını sağladı. Türk Milletinin azmini ve kurtuluş umudunu güçlendirdi. 3- İtilâf Devletleri arasında bazı anlaşmazlık­lara yol açtı ve Londra Konferansının top­lanmasına sebep oldu. 4- Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalandı.(16 Mart...

Sevr Barış Antlaşması

SEVR BARIŞ ANTLAŞMASI (10 Ağustos 1920) Antlaşma Paris kentinin Sevr kasabasında 10 Ağustos 1920’de imzalandı. Sevr Antlaşması’nın Hükümleri İstanbul, Osmanlı Devleti’nin başkenti olarak kalacak, fakat antlaşma hükümlerine uymazsa İstanbul da işgal edilecekti. Boğazlar, aralarında Türk temsilcisi bulunmayan uluslar arası bir komisyonun yönetimine bırakılarak bütün devletlerin gemilerine açık tutulacaktı. Bu komisyonun ayrı bir bayrağı ve bütçesi olacaktı. Boğazların her iki yakası askersiz hale getirilecekti. NOT: Kurtuluş Savaşı’nda Boğazlarla ilgili ilk uluslar arası komisyon kararıdır. Her alandaki kapitülasyonlar, en ağır biçimiyle yeniden uygulamaya konulacaktı. Osmanlı Devleti ağır silahları olmayan, sınırlı sayıda bir...

Kurtuluş Savaşı'nda Cepheler

Kurtuluş Savaşı'nda Cepheler

Düzenli Ordunun Kurulması Nedenleri Kuva-i Milliye birliklerinin Yunan işgalini tam olarak engelleyememesi Kuva-i Milliye’nin askeri kanadının gerekli teknikten yoksun olması ve disiplinsiz davranışları Halka karşı zor kullanarak halkın güvenini yitirmesi Yunan işgaline karşı yetersiz kalması ve Batı Anadolu’nun önemli bir kısmının Yunanlıların eline geçmesi I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti’nin elinde kalan ordu, Mondros Ateşkes Antlaşması’yla terhis edildi. Mondros’tan sonra işgaller başlayınca işgallere karşı Kuva-i Milliye birlikleri kuruldu. Kuva-i Milliye birliklerinin olumsuz tutumları karşısında düzenli ordunun kurulması çalışmaları başlatıldı. Asker kaçaklarını önlemek ve merkezi otoriteyi sağlamak amacıyla İstiklal Mahkemeleri yeniden...

I. İnönü Savaşı ve Sonrası

I. İnönü Savaşı (6–10 Ocak 1921) Sebepleri - Yunanlıların Eskişehir’i ele geçirerek demiryolu ulaşımını denetim altına almak istemeleri - Ankara’ya kadar ilerleyerek TBMM’yi dağıtmak istemeleridir Çerkez Ethem, TBMM’ye karşı isyan edince TBMM Hükümeti bir kısım kuvvetleri Çerkez Ethem üzerine gönderdi. Çerkez Ethem yenildi ve Yunanlılara sığındı. TBMM ordusu Yunanlılara karşı büyük bir savunma savaşı yaptı. Yunanlılar geri çekilmek zorunda kaldılar (10 Ocak 1921). Önemi v Düzenli ordunun Batı cephesinde kazandığı ilk başarıdır. v TBMM Hükümeti’nin gücü ve otoritesi arttı. v Türk halkının milli mücadelenin kazanılacağına dair olan inancı arttı ve...

II. İnönü Savaşı ve Eskişehir-Kütahya Savaşları

II. İnönü Savaşı Sebepleri: Yunan kuvvetleri, İngilizlerin desteği ile I. İnönü Savaşı’nın etkisinden uzaklaşmak; Türk ordusunun saldırı gücüne erişmemesi; Sevr Antlaşması’na geçerlilik kazandırmak için Eskişehir ve Kütahya’yı alıp Ankara’ya yönelerek TBMM’yi dağıtmak. Sonuçları v  TBMM’ye güven arttı, düzenli ordunun gücü arttı, TBMM’nin otoritesi arttı. v  İsmet Paşa’nın, kazandığı bu başarı ile rütbesi generalliğe yükseldi. v  İtalya, işgal ettiği bölgeleri boşaltma kararı aldı. v  İngilizler, Malta’ya sürgün edilen tutsakların bir kısmını serbest bıraktı. Eskişehir-Kütahya Savaşları (10–24 Temmuz 1921) Yunanlılar I. ve II. İnönü Savaşları’ndan sonra yeni bir saldırı için harekete geçtiler....

Sakarya Meydan Savaşı ve Sonrası

Sakarya Meydan Savaşı (23 Ağustos–12 Eylül 1921) Sebepleri: Yunanlıların Türk ordusunu yok edip Ankara’yı ele geçirmek istemeleri Sonuçları v  Türk ordularının 1683 yılındaki II. Viyana yenilgisinden beri süregelen geri çekilişi sona erdi. v  Türk ordusunun son savunma savaşı oldu. v  Türk orduları saldırı gücüne ulaştı. v  Yunan ordularının saldırı gücü kırıldı, savunma yapmak zorunda bırakıldı. v  İtilaf Devletleri TBMM’ye ateşkes ve yeni barış önerileri sundu. v  Fransa ve İtalya işgal bölgelerinden çekildi. v  M. Kemal’e “mareşallik” rütbesi ve “gazilik” unvanı verildi. v  Kafkas Cumhuriyetleri ile Kars Antlaşması, Fransa ile Ankara...

Büyük Taarruz Ve Başkumandanlık Meydan Muharebesi

Büyük Taarruz Ve Başkumandanlık Meydan Muharebesi (26–30 Ağustos 1922) -  Sakarya'da yenilen Yunanlılar, işgal ettik­leri yerleri ellerinde tutabilmek için savun­maya geçtiler. -  TBMM son hazırlıklarını yapıp Yunanlıları Anadolu’dan atmanın girişimini yapmıştır. Halk orduya destek vermeye devam etmiş, İstiklal Mahkemeleri devreye sokulmuştur. Düşman henüz yurttan atılamadığı için M. Kemal’in başkomutanlık görevi uzatılmıştır. -  Saldırı planının amacı; düşman kuvvetlerini ani baskınla kuşatıp yok etmekti. -  Türk ordusu yaklaşık bir yıllık hazırlıktan sonra düşmanı Anadolu'dan sö­küp atmak için, 26 Ağustos 1922’de taar­ruza geçti. Devletin bütün imkânları ile do­natılan Türk ordusu, Yunan kuvvetlerini kuşattı....

Mudanya Ateşkes Antlaşması

Mudanya Ateşkes Antlaşması

Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922): Batı Anadolu'nun, Yunanlılardan temiz­lenmesinden sonra Türk kuvvetleri Boğazlar ve İstanbul'a yürüdü, İngiltere, Boğazlar ve İstanbul'u savun­mak istediyse de, Fransa, İtalya'dan ve sömürgelerinden gerekli desteği göremedi. Sovyetler Birliği de Türkleri destekleyeceğini açıklayınca, ateşkes görüşmelerini kabul etmek zo­runda kaldı.Mudanya’da (Bursa) yapılan ateşkes görüşmelerine İngiltere, Fransa, İtalya ve TBMM katıldı. Yunanistan görüşmelere katılmadı. Konferansta TBMM Hükümeti’ni İsmet Paşa temsil etti. Görüşmeler sonunda Türkiye, İngiltere, Fransa ve İtalya ara­sında Mudanya Ateşkes Antlaşması im­zalandı. Buna göre: 1. Türk-Yunan savaşı sona erecek, antlaşma 14–15 Ekim gecesinden itibaren sona erecek. 2....

Zaferin Ve Bağımsızlığın Tescili Lozan Barış Antlaşması

Zaferin Ve Bağımsızlığın Tescili Lozan Barış Antlaşması

Zaferin Ve Bağımsızlığın Tescili Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Mudanya Ateşkes Antlaşmasından sonra barış esaslarını görüşmek üzere Lozan Konferansı toplandı (20 Kasım 1922). Konferans, tarafsız bir ülke olan İsviçre’nin Lozan kentinde toplandı. Konferansa TBMM adına (Mudanya’daki başarısından dolayı) İsmet Paşa katıldı. Konferansa İstanbul Hükümeti de çağrılınca M. Kemal ikiliği önlemek ve Lozan’a tek katılmak için Saltanatı Lozan Antlaşması öncesi kaldırdı. İtilaf Devletleri özellikle İngiltere ve Fransa, I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti’nin yeniden gözden geçirilmesi olarak görüyor, Sevr’e benzer ayrıcalıklar elde etmek istiyorlardı. TBMM bu görüşmelerde Misak-ı Milli...

1. ve 2. TBMM

1. ve 2. TBMM

I. TBMM’NİN AÇILMASI (23 Nisan 1920) TBMM dualarla açıldı İşgal edilen bölgelerde yapılan seçimler sonunda seçilen milletvekilleri ile İstanbul’dan gelen milletvekillerinin katılımıyla 23 Nisan 1920’de ilk TBMM açıldı (I. TBMM’de M. Kemal’e karşı olanlar, İstanbul meclisinden gelenlerdir). Yapılan seçimler sonunda M. Kemal başkan seçildi ve böylece yeni hükümet kuruldu. TBMM’nin Aldığı İlk Kararlar Hükümet kurmak gereklidir. Geçici olmak kaydıyla bir hükümet başkanı veya padişah vekili atamak doğru değildir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. TBMM’nin üstünde hiçbir güç yoktur. TBMM yasama ve yürütme yetkilerini kendinde topladı. Meclis’ten seçilecek bir heyet hükümet işlerine...

Çağdaş Türkiye'ye Doğru

Mustafa Kemal toplumun , ordunun,eğitimin ve yönetimin  eskiyen ve aksayan yönlerini köklü bir şekilde çözmek ve var olan sorunlardan kurtulmak için bir dizi yeniliklere imza attı.Atatürk bu yenilikleri yaparken yeri ve zamanında açıklamalarda bulunarak bizzat kendisi yeniliklerin  halka açıklanmasında bulundu.

Çok Partili Demokratik Hayat Denemeleri

Çok Partili Demokratik Hayat: Demokrasilerin düzgün işleyebilmesi için birden fazla partiye gerek vardır. Siyasi partiler demokratik hayatın ve çoğulculuk sisteminin vazgeçilmez unsurlarıdır

Çağdaş Türkiye'ye Doğru 2(inkılaplar)

Çağdaş Türkiye'ye Doğru 2(inkılaplar)

1. Kılık Kıyafet Kanunu (3 Aralık 1934) ve Şapka Kanunu (25 Kasım 1925)  Kılık kıyafet insanların hayat tarzlarını ve kültürlerini yan­sıtır. Osmanlı Devleti zamanında giyimde birlik yoktu. Osmanlı devletinde giyim kuşam her milletin kendi örfüne göre düzenlenirdi. II. Mahmut devlet adamları ve askerler arasında kıyafet birliği sağlamaya çalıştı. M. Kemal, Türk insanının çağdaş bir görünüm kazanması ve giyimde birliğin sağlanması için çalışmalar yaptı. Ata­türk Kastamonu'ya yaptığı gezide şapkayı tanıttı. 25 Ka­sım 1925'te de şapka kanunu çıkarıldı. 1934 yılında çıkarılan başka kanunla da din adamlarının, ibadet yerlerinin dışında dini kıyafetle gezmesi...

Atatürk Dönemi Dış Politika

ATATÜRK DÖNEMİ DIŞ POLİTİKA (1924–1939) Atatürkçü Düşüncede Milli Dış Politika Bağımsızlığımızı her şeyin üstünde tutmak, Milli gücümüze dayanmak, Milli sınırlarımız içinde kalmak, Gerçekleştiremeyeceğimiz emeller peşinde koşmamak, Milletlerarası ilişkilerde eşitliğe dayanan karşılıklı dostluklar ve ittifaklar kurmak, Milli politikayı yürütürken her zaman iç teşkilatı dikkate almak, Diğer devletlerin iç politikalarından ve yönetim sistemlerinden etkilenmemek, Dış politikada, diplomaside bilim ve teknolojiyi yol gösterici olarak kullanmak, Dünyadaki gelişmeleri göz önünde tutmak. NOT: Bütün anlaşmazlıkların barış yolu ile çözümü, Atatürk’ün izlediği en önemli ilke oldu. Bu ilke, “Yurtta sulh, cihanda sulh”tur. Lozan Barışından Sonra Siyaset...

II. Dünya Savaşı Öncesi

II. Dünya Savaşı Öncesi; Avrupa’da 1933’ten sonra silahlanma süreci başlamış Boğazlar Komisyonu üyesi İtalya Habeşistan’a saldırmış Almanya askersiz bölge ilan edilen Ren bölgesine asker göndermiş Japonya Mançurya’ya saldırmış Avrupa’daki gelişmeler Türkiye’nin güvenliğini tehdit etmiştir. Bu gelişmeler üzerine Türkiye Milletler Cemiyeti’ne başvurarak Boğazların statüsünün yeniden görüşülmesini istedi. Avrupalı devletler savaş öncesi Boğazların egemenliğinin Türkiye’ye verilmesinin çıkarlarına uygun düşeceğinden Montrö Sözleşmesi’ni imzalamakta sakınca görmediler. 20 Temmuz 1936’da Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandı. Buna göre; -        Boğazlar Komisyonu kaldırıldı, komisyonun görevi Türkiye’ye devredildi. -        Boğazlar ve çevresinde, Türkiye’nin istediği kadar asker bulundurması kabul edildi....

Atatürkçülük

ATATÜRKÇÜLÜK Temel esasları Atatürk tarafından belirlenen; devlet hayatına, fikir hayatına ve ekonomik hayata, toplumun temel kurumlarına, devletin rejimi ve işleyişine ilişkin gerçekçi fikirlere ve ilkelere Atatürkçülük denir. Atatürkçülük; Türk milletinin, bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa, huzur ve refaha sahip olması; devletin, millet egemenliği esasına dayandırılması, aklın ve ilmin rehberliğinde, Türk kültürünün çağdaş uygarlık düzeyi üzerine çıkarılması amacını hedef alır.

ll.Dünya Savaşı

ll.Dünya Savaşı

3 Eylül 1939'da İngiltere ve Fransa'nın Polonya'yı işgal eden Almanya'ya savaş ilan etmesiyle başladı. Almanya, İtalya ve Japonya'nın oluşturduğu Mihver Devletleri ile Fransa,İngiltere,ABD ve SSCB'nin oluşturduğu Müttefikler dünyanın hemen her bölgesinde savaştı. 2. Dünya Savaşı topyekun bir savaştı,yani savaşa giren bütün ülkelerin tüm kaynakları ve insan gücü savaş için kullanıldı. Askerlerin yanı sıra milyonlarca sivil insan öldürüldü. Savaş Portekiz,İspanya,İsveç,İsviçre dışında bütün Avrupa'ya yayıldı. ABD,deniz filosunun Japon uçaklarına bombalanması üzerine Aralık 1941'de savaşa katıldı. 2. Dünya Savaşı Eylül 1945'te bitti. Bu savaşın sonuçlarından dünyanın pek az bölgesi kendisini kurtarabildi. Almanya'da Adolf...

İskit-Saka İmparatorluğu

İskit-Saka İmparatorluğu Batılıların Türkleri Avrupa'dan atma girişimleri karşısında Türklerin Avrupa'nın eski halkları içinde yer aldığını göstermek üzere Atatürk'ün ilk incelettiği eski Türk devletleri içinde İskitler ön sırada yer almaktadır. Tarihin ilk dönemlerinde ortaya çıkan ve Orta-Asya'dan hareketle Avrupa'ya gelen ve burada yaygın bir imparatorluk kuran İskitlerin Türk kökenli olduğu konusunda birçok tarih kaynağı birleşmektedir. Tarihin ilk dönemlerinin en büyük imparatorluğunu kurmuş olan İskitler ve Sakalar Atatürk'ün de haklı olarak belirttiği gibi Avrupa'ya gelen ve ilk Avrupa devletini kuran Türklerdir. İskitler, M.Ö.VII yüzyılda Avrupa ile Asya'nın batı kesiminde, Tuna ile Volga...

Türk Asrı

Türk Milleti, 16.Asırda en güçlü ve ihtişamlı dönemini yaşayıp, medeniyette en ileri seviyeye ulaşmıştır. Bu asırda Osmanlı İmparatorluğu üç kıtaya hakim olmuş ve tam anlamıyla günümüzde süper güç tabir edilen konuma gelmiştir. Öyle ki dönemin en güçlü ülkelerinden Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile yapılan bir antlaşmada Osmanlı Vezir-i azamı ile Avusturya-Macaristan İmparatorluğu hükümdarı denk kabul edilmiştir. Yani Osmanlı’nın 2.adamı ancak diğer ülkeleri muhatap alacak seviyededir. 16.Asırda Türkler, her sahada dâhi devlet ve ilim adamları yetiştirmiştir. Pîri Mehmet Paşa, Makbul İbrahim Paşa, Ayas Paşa, Hadım Süleyman Paşa, Rüstem Paşa, Semiz Ali Paşa, Sokullu...

Türk Kültürü ve Tarihinde At

Atın Türkler Tarafından Evcilleştirilmesi ve Kullanılması Batılıların Ari ırkın üstünlüğünü kanıtlamağa çalışan İndo-Germen kuramına göre, Hint-Avrupalıların çok eski dönemlerde Çin'in Kansu bölgesine değin bütün Orta Asya'ya yayıldıkları ve aslında göçebe (bozkırlı) oldukları, atın ilk kez onlarca evcilleştirildiği, dünyanın ata binme sanatını onlardan öğrendiği öne sürülür. Bu aslında Batılıları yüceltmeye dayanan köksüz bir kuramdır. Bugünkü Batılıların ataları ne tarım kökenli, ne de göçebe kökenli olmayıp asalak ekonomiye (avcılık ve toplayıcılık) bağlı olduklarından, Batılılar atalarını yüceltmek ve kendilerine daha yüksek bir kültür kökeni sağlamak için bu kuramı icat etmişlerdir. Batılıların atın üzerinde...

İpsiz Recep

İpsiz Recep' in annesi Cemile, babası Hüseyin' dir. Emiroğulları’ ndan olan İpsiz Recep genç yaşında çalışmak için İstanbul'a gider. Yelkenli teknesiyle Boğaziçi'nde çalışmaya başlar. Cesareti, gözü pekliği ve ataklığı sayesinde "İpsiz" lakabını alır. İstiklal Harbi başlayınca Recep 15 arkadaşıyla birlikte İstanbul’dan ayrılıp Kefken Adası’na gelir. Arkadaşları ile birlikte dinlendikleri bir zamanda yabancı bandıralı bir geminin kendilerine doğru geldiğini fark eder. İyice yaklaştığı zaman geminin Fransız olduğu anlaşılır. 15 arkadaşı ile birlikte gemiyi çevirip teslim alırlar. Gemiyi Sakarya Nehrine kadar getirip zamanın Karasu Bucak müdürüne teslim ederler. Geminin arpa yüklü olduğu...

Topal Osman

 Topal Osman 1883 yılında Giresun'da doğdu. Gönüllü olarak Balkan savaşına katıldı. Bu savaşta yaralandı ve bacağı sakat kaldı. I. Dünya Savaşında gönüllülerden oluşan bir birliğin başında Kafkas Cephesindeki çarpışmalara katıldı.   İzmir'in 15 Mayıs 1919'da Yunanlılarca işgal edilmesinin hemen ardından gönüllü birliklerle Karadeniz bölgesindeki Rum çetelerine karşı mücadele etti. Giresun Belediye Başkanlığı ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin Giresun Şubesi Başkanlığını yaptı. Daha sonra Mustafa Kemal tarafından Kasım 1920'de Muhafız Kıtası komutanlığına getirildi. Koçgiri ayaklanmasının bastırılmasında önemli rol oynadı.   47. Alay komutanı olarak katıldığı Sakarya Savaşında yararlılık gösterdi. TBMM'de II....

Yörük Ali Efe

Yörük Ali Efe, (doğum. 1895-Kavaklı, Sultanhisar, Aydın, ö. 23 Eylül 1951-Bursa) , Kurtuluş Savaşı sırasında 16 Haziran 1919'da Malgaç Baskını ile düşmana ilk darbeyi vurmak suretiyle Aydın yöresinde düşman kuvvetlerinin ilerlemesini durdurmuş olan Türk kahramanı. Babası Sarıtekeli aşiretinden İbrahim oğlu Apti, annesi yine Yörüklerin Atmaca Aşireti'nden Fatma'dır. Yörük Ali 19 yaşına geldiğinde, Aydın (il) dağlarında dolaşan Alanyalı Molla Ahmet Efe'nin gurubuna katılmak istedi. Ağır bir sınavdan geçirilerek guruba alındı. Kısa zamanda Efe'nin ve tüm zeybeklerin güven ve sevgisini kazanarak grupta ikinci adam konumuna yükseldi. Alanyalı Molla Ahmet Efe'nin Bozdoğan Kavaklıdere...

Sütçü İmam

Sütçü İmam, (asıl adı Ali, süt satarak geçimini sağladığı için SÜTÇÜ lakabı verilmiştir) (doğum. 1871, Kahramanmaraş - ö. 25 Kasım 1922) . Uzunoluk semtinde süt satarak geçimini sağlayan, hem de fahri olarak bugünkü Çınarlı ( eski Bektutiye) Camiinde imamlık yapan İstiklal Savaşı kahramanı. İkinci Fransız kuvvetlerinin şehre girişinin ertesi günü (31 Ekim 1919 Cuma) şehirdeki huzursuzluk had safhaya varmıştı. Bir grub Fransız Ermeni askeri ikindi üzerinde Uzunoluk Caddesi'nden kışlaya dönüyorlardı. 0 anda Uzunoluk Hamamından yüzleri peçeli iki Türk kadını çıktı. Üç kişi olan ve sarhoş durumda olan Fransız Ermeni askerlerinden...

Mehmet Akif Ersoy

Mehmet Akif ERSOY'un Hayatı Mehmed Akif, 1873 yılında İstanbul’da, sade ve geleneksel bir hayatın yaşandığı Fatih’in Sarıgüzel semtinin Nasuh mahallesinde 12 numaralı evde (Büyük bir yangında harap olan bu semtin ortasından bugün Vatan Caddesi geçmektedir) dünyaya geldi. Asıl adı Mehmet Ragif’tir. Ragif, ebced hesabıyla hicri 1290 rakamına karşılık gelmektedir ve bu rakam Akif’in doğum tarihidir. Akif, Osmanlı devletinin hasta adam ilan edildiği ve bu görüşün dönemin devlet adamlarına ve aydınlarına uğursuz bir hastalık gibi bulaştığı, çöküş şartlarının hemen herkeste çözülme, umutsuzluk, panik yarattığı, buna rağmen hemen herkesin bir şeyler yapma...

Atatürk Dönemi Türk-Dış Politikası

Atatürk Dönemi Türk-Dış Politikası (1923-1932) 1.Atatürk’ün Dış Politikadaki Temel İlkeleri a) Akılcı ve gerçekçi olmak. b) Yapıcı ve barışçı davranmak. c) Bağımsızlığımıza ve sınırlarımıza saygı duyan devletlerle iyi ilişkiler kurmak. d) Diğer devletlerin iç işlerine karışmamak, kendi içişlerimize karışılmasına da fırsat vermemek. e)Devletlerarası sorunları hukuka dayalı barışçı yollardan çözmek. f) Dış politikanın iç teşkilata uygun olmasını sağlamak. g) Milletin hayatı tehlikede olmadıkça savaşa girmemek. h) Millî sınırlarımız içinde her şeyden önce kendi kuvvetimize dayanarak varlığımızı sürdürmek. 1923-1932 döneminde Türk dış politikasının esasını, Türk inkılâbının temel prensipleri ve Türk millî siyaset...

Atatürk Sonrası iç ve Dış Politika

Atatürk Sonrası iç ve Dış Politika

ATATÜRK  DÖNEMİ  SONRASI  TÜRKİYE A)İnönü Dönemi İç Politikası Atatürk’ün ölümünün ertesi günü, 11 Kasım 1938’de İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanlığına seçilmesiyle, Türkiye’de yeni bir dönem başlamıştır. İsmet İnönü, Atatürk kadar karizmatik özellikler taşımasa da, Kurtuluş Savaşı yıllarındaki başarıları ve CHP içindeki etkinliği ile 1950 yıllarına kadar ülkeyi tek başına yönetmeyi başarmış ve bu döneme damgasını vurmuştur. 1924 anayasasının cumhurbaşkanına verdiği yetkilerin sınırlı olmasına rağmen, İsmet Paşa CHP ve meclis içindeki gücünü korumuş, “Milli Şef” ve “Değişmez Genel Başkan” sıfatlarıyla ülkenin kaderini doğrudan etkilemiştir. İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı ile ilgili dönemin temel meseleleri,  II.Dünya Savaşı...

Fatih Sultan Mehmet Dönemi

   Fatih 1451 yılında babası II. Murad’ın ölümü üzerine üçüncü defa ve kesin olarak tahta çıktı.Manisa’da vali olarak bulunuyordu.Dünya tarihinin en büyük hükümdarlarından olan Fatih çok genç yaşta tahta çıkmıştı.Son derece iyi yetişmiş ve deha sahibi idi.Tahta geçer geçmez bu değişiklikten yararlanmak isteyen Karaman beyi İbrahim Bey Osmanlı topraklarına saldırdı.Fatih hemen Anadolu’ya geçti.Osmanlı ordusu Akşehir’e geldiği zaman Karamanoğlu gönderdiği elçiler vasıtası ile Osmanlıdan af diledi.Fatih İstanbul’un fethi ile uğraşmak istediğinden bunu kabul etti.
Fatih tahta çıktığında Balkanlar ile Anadolu arasında birleşik hayatı engelleyen en önemli unsur Bizans’tı. Bin yıllık devlet olan Bizans küçüle küçüle sadece İstanbul’a hükmeden bir devlet haine gelmişti.
O günlerde İstanbul sadece Edirne kapı- Haliç arasında yer alıyordu. Bugün ki Galata’nın bulunduğu yerde ise küçük bir Ceneviz kolonisi yer alıyordu.
Bu duruma rağmen Bizans boğazları kontrol ediyor, Avrupa ile ilişkiler kuruyor, Haliç’i kapatıyor, beylikleri kışkırtıyor, çeşitli entrikalar çeviriyordu.
Fatih amacını gerçekleştirmek için Macarlara, Sırplara, Bizans’a gayet yumuşak davranıyordu. Amacı haçlıların birleşmesini önlemek, zaman kazanmaktı.

İstanbul’un Fethi (29 Mayıs 1453)
FETHİN SEBEPLERİ
Fethin sebeplerini dini, siyasi ve ekonomik sebepler olmak üzere üçe ayırmak mümkündür.

A-Dini Sebepler:
Hz. Muhammet bir hadisinde bir hadisinde İstanbul’un mutlaka feth olunacağını belirtmekte, onu feth eden ordu ve komutanları övmektedir.Bu sözleri Emeviler, Abbasileri etkilediği gibi Osmanlıları da harekete geçirmiştir.
B-Siyasi Nedenler:
1.   Asya ve Avrupa’ya yayılmış Osmanlı devletinin ortasında bir engel olması
2.   Haçlıları genellikle Türklere karşı Bizans’ın tahrik etmesi
3.   Anadolu beyliklerini Osmanlı’ya karşı kışkırtması
4.   Osmanlı devletinde kardeş kavgalarını desteklemesi
5.   İstanbul’un yeniden Latinler tarafından alınmasını engellemek
6.   Balkanlarda ve Anadolu'da yapı> savaşlarda askerlerin karşıya geçirilmesinde yaşanan zorlukları ortadan kaldırmak
7.   İstanbul’un coğrafi ve jeopolitik konumu
8.   Osmanlı toprak bütünlüğünün sağlanmak istenmesi
9.   İstanbul’un önemli bir merkez olması
C-Ekonomik Nedenler:
Osmanlı devletinin coğrafi, iktisadi ve askeri durumunun gelişmesi için İstanbul’un alınması gerekli idi.Boğazların tam olarak kontrol altına alınmasıyla Karadeniz ticareti ele geçirilebilirdi.

FETİHTEN ÖNCEKİ İSTANBUL KUŞATMALARI

İstanbul tarih boyunca pek çok kez kuşatılmıştı.Ancak çok güçlü surlara sahip olması sebebiyle fethedilememişti.Kuşatan devletler sırasıyla şunlardır:
1)   Makedonya kralı Filip:M.Ö. 340 yıllarında bilinen ilk İstanbul kuşatmasıdır.
2)   Roma imparatoru Septinus Severis: M.Ö. 194
3)   İranlılar: M.S.616
4)   İran- Avar ittifakı: M.S. 626
5)   Emeviler: Müslümanlar ilk kez bu dönemde kuşattılar.
6)   Abbasiler:Müslümanlar tekrar İstanbul’u kuşattılar, Bizans haraca bağlandı.9. yy. kadar Abbasiler defalarca Bizans’ı kuşattı.
7)   Ruslar:864 yılında İstanbul’u kuşattılarsa da yenik olarak geri çekildiler
Cool Macarlar:959’da kuşattılar fakat yenildiler.
9)   Latinler:1204 yılında IV. Haçlı seferini İstanbul’a yaparak Bizans’a son verdiler. 1261 yılına kadar Latin krallığı eliyle İstanbul’u yönettiler.
10)   Rumlar:1261 yılında İznik Rum imparatoru VI. Mihael Paledogis tarafından İstanbul Latinlerden alındı.
11)   Venedik:1302 yılında Venedikliler tarafından kuşatılmış fakat alınamamıştır.
12)   Ceneviz:1348 yılında Galata’da yaşayan Cenevizliler İstanbul’a saldırmış fakat başarılı olamamıştır.
13)   Osmanlı:İlk kuşatma Yıldırım Beyazıt tarafından 1391’de yapıldı.Kuşatma dört kez tekrarlandı ve Anadolu hisarı yapıldı.Bunu Çelebi Mehmet ve II. Murad tekrarladı fakat çeşitli nedenlerle başarılı olunamadı.

İstanbul’un Fatih Dönemine Kadar Alınamamasının Sebepleri:
1.   Bizans’ın Avrupa devletleri tarafından roma imparatorluğunun devamı sayılması, kutsal şehir kabul edilmesi ve doğudaki son Avrupa kalesi olarak görülmesi
2.   Savunmaya elverişli konumu ve sağlam surlara sahip olması
3.   Karadan ve denizden kolayca yardım alabilmesi
4.   Bizans’ın İstanbul savunması konusunda çok deneyimli olması
5.   Devrin teknolojilerinin yetersiz olması
Fatih Döneminde Fethi Kolaylaştıran Etkenler:
1.   Bizans’ın eski gücünü kaybetmesi, ordu ve donanmanın zayıflaması
2.   Din, mezhep ve parti çatışmalarının olması
3.   Osmanlı ordusunda surları yıkabilecek yopların olması
4.   Fetih için yapı> hazırlıkların tam olması
Fetih için yapı> hazırlıklar:
1.   Karamanoğulları ile barış yapılması
2.   İstanbul boğazının en dar yerine Rumeli hisarının (Boğazkesen) yapılması
3.   Edirne’de şahi adıyla surları yıkabilecek büyük topların yapılması
4.   400 gemilik bir donanmanın yapılması
5.   Turhan Bey’in Mora’ya gönderilerek İstanbul’a yardımın engellenmesi
6.   Macarlarla üç yıllık anlaşma yapılması
7.   Eflak ve Sırbistan ile barış anlaşmasının yenilenmesi

Bizans’ın Hazırlıkları:

1.   Haçlı dünyasından yardım istendi.Bunun karşılığında Ortodoks ve Katolik kiliselerinin birleştirilmesi teklif edildi. Ancak Bizans halkı buna karşıydı.
Buna rağmen Papa ve Venedik’ten bir miktar asker geldi.Sakızlı Cenevizlilerden iki kalyon ve bir miktar asker geldi.Mora’dan, adalardan ve İspanya’dan bir miktar asker geldi.
2.   Surlar kuvvetlendirildi
3.   Rum ateşi her yere yerleştirildi.
4.   İstanbul’da bol bol yiyecek depolandı.
5.   Haliç zincir çekilerek kapatıldı.

İstanbul’un kuşatılması ve Fethi (6 Nisan- 29 Mayıs 1453)


Hazırlıklar tamamlandıktan sonra imparator Konstantin Dragezes’e elçi gönderilerek şehrin teslim edilmesi istendi.fakat teklif ret edilince 6 Nisan 1453’te kuşatma başladı.ordunun mevcudu 75 bin kadardı. Büyük toplarla surlar dövülüyordu. Bizans aldığı yardımlar sayesinde başarılı bir savunma veriyordu. Fatih 21-22 Nisan gecesi 72 parçalık donanmayı Tophaneden Kasımpaşa limanına, Haliç’e indirdi. Bizans ve Latin donanması topa tutuldu. Gittikçe gücünü kaybeden İstanbul 29 Mayıs 1453’te yapı> son saldırı ile alındı.Kuşatma 53 gün sürmüştür.Şehir fethedilince halka din ve mezhep özgürlüğü tanınmıştır. Ortodoks kilisesinin başına Katolik-Ortodoks birleşmesine karşı çıkan birisi getirildi. Amaç Avrupa Hıristiyan birliğinin oluşmasını engellemekti.

FETHİN SONUÇLARI


Fethin sonuçlarını Türk ve dünya tarihi açısından iki kısımda inceleyebiliriz.


Türk Tarihi Açısından Sonuçlar
1.   Osmanlı devletinin iki kıta arasındaki bütünlüğü sağlanmıştır.
2.   Boğazların savunması kolaylaşmıştır.
3.   Osmanlı tabi başkentine kavuşmuştur.Başkent Edirne’den İstanbul’a taşındı.
4.   Osmanlılar ve padişahların İslam dünyasındaki itibarı artmıştır.
5.   Osmanlıların yükselme dönemi başlamıştır.
6.   Ticaret yollarının denetimi Türklerin eline geçmiştir.


Dünya Tarihi açısından Sonuçları
1.   Türkler artık dünya siyasetinin ve Avrupa tarihinin vazgeçilmez unsuru haline geldi.
2.   Tarihi Bizans imparatorluğu sona erdi
3.   Ortaçağ sona erdi, Yeniçağ başladı.
4.   İstanbul’dan giden bilim ve sanat adamları İtalya’ya giderek Rönesans’ın başlamasını sağladılar.
5.   İpek yolu denetim altına alındığı için coğrafi keşiflere zemin hazırlandı.
6.   Tüm Ortodokslar himaye altına alınarak Avrupa’nın dini birliği önlendi.
7.   Avrupa devletleri İstanbul’da ilk sürekli elçilikler kurmaya başladılar.
8.   Büyük toplarla kalelerin yıkılabileceği görülmüş, dolayısıyla derebeylikler yıkılmış mutlak krallıklar kurulmaya başlamıştır.


Fethe Tepkiler
Bizans’ın ortadan kalkması Avrupa’da büyük tepkiye sebep oldu.Ancak Avrupa kendi arasında mücadele halindeydi. Ayrıca Varna ve Kosova savaşlarının etkisi hala korunuyordu.Bu sebeplerle Papanın haçlı seferi çağrısı cevap bulmadı.Papalık yıllık yas ilan etti.
En fazla tepki Venedik’ten gelmişti. Bunun sebebi çıkarlarının zedelenmesidir.Fatih tepkileri önlemek için aşağıdaki önlemleri aldı:
1.   Venediklilere ticaret serbestliği tanınmış.Osmanlı topraklarında serbest ticaret yapmaları kaydıyla 200 bin altın vergi alınmıştır.
2.   Ortodoks kilisesinin hakları aynen tanınmış, patrikhaneye yetkiler verilmiştir.
3.   Galata’daki Cenevizlilere ve Galata halkına güvence verilmiştir.
Fatih’in Batı Siyaseti


İstanbul’un fethinden sonra
1.   Avrupa’da doğan tepkileri önlemek
2.   Batıdaki hakimiyeti pekiştirmek
3.   Sınırları genişletmek
4.   İslam’ı yaymak
5.   Hıristiyan birliğini bozmak
6.   Balkan uluslarını tam olarak yönetim altına almak
7.   Doğudan gelen Türkmenlere yurt bulmak
Amaçlarıyla batıya yönelik seferler yapılmıştır.


a.   Sırbistan Seferi (1454):
Sırbistan II.Murad devrinde alınmış ancak Edirne-Segedin antlaşmasıyla (14449 elimizden çıkmıştı.Fatih daha önce Türk egemenliğinde olan yerleri istedi. Sırplar bunu kabul etmeyince üç büyük seferden sonra başkentleri Semendire Mahmut Paşa tarafından alınarak Sırp krallığına son verildi.Belgrat dışındaki bütün Sırp toprakları Osmanlıya bağlandı.(1459)
b.   Mora sefer (1460):
İstanbul’un fethinden sonra Mora’da bulunan iki büyük Rum despotluğu vergiye bağlanmıştı. Bu despotluklar arasında devamlı mücadele oluyordu. Mora İtalya seferleri için bir üst konumundaydı. Bu mücadelelerden de yararlanılarak Atina ve Mora alındı.
c.   Eflak seferi (1476):
Macarlarla anlaşan eflak beyi vermesi gereken vergiyi vermemeye başladı.Gönderilen elçiyi öldürttü ve bir Türk birliğini kazığa vurdurdu. Bunun üzerine Eflak seferine çıkan Fatih Eflak beyi Vlad’ı yendi ve Eflak’ı Osmanlı devletine bağladı.
d.   Boğdan Seferi (1476)
Boğdan beyliği de Osmanlı egemenliğini tanımıştı. Osmanlı-Venedik savaşını fırsat bilerek bağımsız olmaya çalışan Boğdan hakimiyet altına alındı.
e.   Bosna ve Hersek Seferi (!462-1464)
Macarlarla anlaşan Bosna kralı vergisini vermemeye başladı.Fatih Venedik savaşı sırasında Bosna seferine çıkarak bölgeyi aldı. kral öldürüldü. Hersekte 1465 yılında alındı. Hıristiyanlığın Bogomil mezhebine mensup bölge halkı zaman içinde kendi isteğiyle Müslümanlığı kabul etmiştir.
f.   Arnavutluk’un Ele Geçirilmesi (1479):
II. Murad döneminde alınmıştı.Fakat Osmanlı sarayında yetişen, sancak beyliği rütbesine kadar yükselen Arnavut asıllı İskender bey kaçarak Arnavutluk'ta bir isyan çıkardı. Macarlar ve Venediklilerle anlaştı. Fatih tarafından 3 sefer düzenlendi.I. seferde (1465) İlbasan kalesi yapıldı ve Balaban Paşa fetihle görevlendirildi. Balaban Paşa’nın öldürülmesi üzerine II. Sefer yapıldı (1467) bazı garnizonlar ele geçirildi. İskender beyin ölümüyle yerine oğlu Jean geçmişti. Arnavutlukta çıkan kargaşadan yararlanılarak III. Sefere çıkıldı.(1479) Kroya ve İşkodra ele geçirildi.Arnavutluk hakimiyet altına alındı. (1479)
g.   Osmanlı Venedik savaşı (1463-1479)
İki ülke arasında ilişkiler ilk olarak Çelebi Mehmet döneminde başlamıştı.Fakat asıl ilişki İstanbul’un fethinden sonra başladı.Bu fetih Venedik’in doğu ticaretine darbe vurmuştu. 1463’ de başlayan savaş 16 yıl sürdü. Venedik denizde Osmanlı karada güçlüydü. Venedikliler, Arnavutları, Eflak, Boğdan beylerini, Uzun Hasan ve Karamanoğullarını kışkırttılar.Venedik savaşının son yılları daha çok Arnavutlukta geçti. Fatih’in Arnavutluk seferinden sonra barış istemek zorunda kaldılar.       Bu barışa göre:
1.   Venedikliler bu savaşta Osmanlılardan aldıkları yerleri geri verdiler.
2.   Arnavutluk’tan alınan Kroya ve İşkodra kaleleri Osmanlılarda kaldı.
3.   Osmanlılar Dalmaçya, Arnavutluk kıyıları, Mora’da Venedik’ten aldıkları yerleri geri verdiler.
4.   Venedik her yıl Osmanlı devletine 10 bin Venedik altını savaş tazminatı vermeyi kabul etti.
Ayrıca Venedik’e şu imtiyazlar verilmiştir:
1.   Venedikliler İstanbul’da devamlı elçi bulundurabilecekti. (Venedik elçilerine balyos denir.)
2.   Balyoslar Osmanlı topraklarına yerleşen Venedik vatandaşlarının davalarına bakacaktı.
3.   Venedik bayrağı çeken herhangi bir gemi Venedik gemisi sayılacak ve saldırılmayacaktı.
4.   Osmanlı saldırısına uğramadan önce herhangi bir devlet Venedik bayrağı çekerse Venedik’in bağlaşığı sayılacak ve saldırılmayacaktı.
Bunlar yabancı bir devlete verilen ilk imtiyazlardır.Osmanlı devletinde ilk yabancı elçi bulundurma hakkını elde eden devlet Venedik’tir.
h.   İtalya seferi (1480):
Fatih Anadolu’da iken Papalık Osmanlıya karşı Avrupa’yı kışkırtıyordu.Rodos kuşatıldıysa da başarılı olunamadı. Gedik Ahmet Paşa tarafından Otranto kalesi alındı. Roma’nın fethi için üst elde edildi.Kafelonya, zanta ve Ayamavra adaları ele geçirildi. Fakat Fatih’in ölümüyle Otranto kalesi ve bu adalar kaybedildi.


i.   Osmanlı Macar İlişkileri:
Macarlar Bu dönemde de Osmanlının aleyhinde bulunmuşlardır. Venedik ile ittifak kurmuşlardı. Üzerlerine sefer yapılmasa da sınır çatışmaları sürmüştür.


Fatih’in Karadeniz Siyaseti
Karadeniz seferlerinin amaçları:
1.   Karadeniz’de Venedik ve Ceneviz üstünlüğüne son vermek, bu devletlerin İslam dünyası aleyhine yaptığı esir ticaretini engellemek.
2.   İstanbul’a gelen kürk, buğday, deri ve tuz sevkıyatında esas rolü oynayan Kırım sahillerini ele geçirmek
3.   Karadeniz’i bir Türk gölü haline getirmek.
4.   Kırım’ı Osmanlı nüfuzuna almak ve bölge Türkleri ile ilişki kurmak.
Bu amaçlarla:

a.   Amasra’nın Alınması (1459):
Amasra Cenevizlilere ait bir ticaret kolonisiydi. Fatih İstanbul’un fethinden sonra şehirde yaşayan Cenevizlileri çıkardı.Amasya karadan ve denizden kuşatılarak alındı.
b.   Candaroğlu Beyliğinin Alınması (1460):
Amasra’nın fethi sırasında Candaroğlu İsmail hediyeler sunarak Sinop’u kurtarmak istemişti.Bir yıl sonra şehir alınmıştır.
c.   Trabzon’un Alınması (1461):
IV. Haçlı seferinden sonra kurulan devlet Kommen sülalesinden gelen David Kommen tarafından yönetiliyordu.Uzun Hasan’a güvenerek vergilerini ödemeyince karadan ve denizden kuşatı> Trabzon Rum İmparatorluğu fethedildi.(26 Ekim 1461)
d.   Kırım’ın Fethi (1475):
Kırım askeri ve jeopolitik olarak önemli bir konumdaydı. Altınordu devleti sonrasında Kırım hanlığı kurulmuştu. Gedik Ahmet Paşa komutasındaki Osmanlı donanması Kefe’yi ele geçirdi ve bölgedeki Ceneviz kolonilerini ele geçirdi.
Sonuçları:
1)   Osmanlı devleti doğu ticaret yollarına sahip oldu.
2)   Karadeniz Türk gölü haline geldi.
3)   Kırım Hanlığı Osmanlı devletine bağlandı.
4)   Karadeniz’deki Ceneviz üstünlüğü sona erdi.
5)   İpek yolunun denetimi Osmanlı devletine geçti
Fatih’in Anadolu Siyaseti
Anadolu siyasetinin amaçlar:
1.   Rumeli’de daha rahat fetihler yapmak için Anadolu’nun egemenlik altına alınması zorunluluğu
2.   Doğuyu güvence altına almak
3.   Anadolu’da ticareti ve ticaret yollarını canlandırmak.
Bu amaçla.
a.   Amasra’nın Alınması (1459)
b.   Sinop’un Alınması (1460)
c.   Trabzon’un Alınması (1461)
d.   Karaman’ın Osmanlılara Bağlanması (1466):
Karamanoğlu İbrahim beyin 1464’te ölmesi üzerine oğulları birbirlerine düşmüşlerdi. Oğulları arasındaki çekişme bazı devletlerin olaya karışmasına sebep oldu. Uzun Hasan’ın yardımıyla İshak Bey Karaman beyi oldu. Kardeşi Pir Ahmet Bey Fatih’e başvurarak yardımlarıyla karaman tahtına çıktı. Ancak Venedik seferi sırasında Venedik’le ittifak kurdu. Bu durum üzerine Konya ve Karaman alınarak Osmanlıya bağlandı. Konya halkının bir kısmı İstanbul’a gönderildi. Pir Ahmet Bey Uzun Hasan’a sığındı. Bu durum Osmanlı-Akkoyunlu savaşının sebeplerinden birisidir.
e.   Otlukbeli savaşı (1473)
Doğu Anadolu’da güçlü bir devlet kuran Akkoyunlular Fırat’tan Maveraünnehir’e kadar yayılmışlardı.Timur devleti ve Karakoyunlular’ı yenmişti. Uzun Hasan Anadolu’yu ele geçirmek istiyordu. Anadolu’ya büyük bir askeri güç göndersiyse de bozguna uğratıldı. Buna rağmen Venediklilere güvenerek Trabzon ve Kayserinin kendisine verilmesini istedi. Devrin en güçlü ordusuna sahip Osmanlı devleti birkaç saat içinde süvarilerden kurulmuş Akkoyunlu ordusunu perişan etti. Uzun Hasan zorlukla kaçtı. Zayıflayan devlete Şah İsmail son verdi.
Fatih’in Güney Siyaseti
Kuruluş devrindeki dostluk içinde olan Memluk-Osmanlı ilişkileri Fatih döneminde bozulmaya başladı.İlişkilerin bozulma sebepleri:
1.   Osmanlıların Memluk hakimiyetindeki Dulkadiroğulları iç işlerine karışması.
2.   Hicaz su yollarının tamir sorunu
Bu sorunlara rağmen sıcak savaş yaşanmamıştır. Fatih halife Memluk egemenliğinde olduğundan İslam dünyasında kazandığı itibarı korumak istemiştir.
Fatih’in Ege Siyaseti
İstanbul’un fethi ile ticaret yolları Osmanlı egemenliğine girmeye başlamıştı. Ancak hala Venedik ve Cenevizliler denizlerde önemli bir güçtü. Adalar vasıtasıyla korsanlık yapıyorlardı. Fatih’in siyaseti Anadolu’ya yakın adaları ele geçirmek, güçlü bir donanma yaptırmaya çalışmak olmuştur.Alınan adalar:
1.   İmroz, Taşoz, Bozcaada, Semadirek ve Limni’nin alınması (1456),Cenevizlilerden alınmıştır.
2.   Midilli’nin alınması. (1462) Venediklilerden alınmıştır.
3.   Eğriboz’un alınması. (1470) Venediklilerden alınmıştır.
4.   Rodos Seferi. (1480) Sen-jan şövalyelerinin elindeydi.Hem karadan hem denizden kuşatılmasına rağmen alınamadı.


Not:Fatih Türk tarihinde çağ açan tek hükümdardır.Osmanlı’da yükselme dönemini başlatmıştır. İlim ve teknolojiye çok önem verirdi. İstanbul kuşatması sırasında tarihte ilk kez kullanı> havan toplarının projesini kendisi çizmişti.Sahn-ı Seman medresesini kurarak İstanbul Üniversitesinin temellerini attı Kanunname-i Ali Osman adıyla ilk kez örfi kanunları yazılı hale getirdi.Arapça, Farsça, Grekçe, Latince ve İtalyanca bilirdi.Fatih’in ölümü Roma’nın fethinden korkan Avrupa’da sevinçle karşılandı.Son seferini nereye yapacağı bilinmiyordu. Sefer sırasında öldü.Zehirlediğinden şüpheline nen Yahudi asıllı doktor askerler tarafından parçalandı.

Comments

0 ahmetterliksiz 11-01-2014 21:07 #1
Harika keşke hep kaynaklar böyle olsaydı

Yorum ekle

Sevgili Üye ve Ziyaretçilerimiz ...
Yorum yazarken lütfen türkçemizi güzel kullanınız, genel ahlaka aykırı kelimeler kullanmayınız... Genel ahlaka aykırı yorumlar yapanların ip adresleriyle ilgili işlem yapılacaktır...

Güvenlik kodu Yenile

Sosyalbilge Sayfamızı Beğenin

Özel Arama

Son Yorumlar

Makale Görünüm Sayısı
1777128

29 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Duyuru

Sitemiz forum sayfaları açılmıştır . Sitemizden daha iyi yararlanmak için üye olunuz.

iyi vakit geçirmeniz dileği ile

sosyalbilge.com

Atatürk Resimleri

Son Üyeler

  • silagul
  • mltmgl
  • SEMİH81
  • muratne0662
  • deryanur eysen
  • senoladil