Buluşların Serüveni

Tekerlek

-Tekerlek belki de bütün çağların en önemli icadıdır.

-Makinelerin çoğunda, saatlerde, yel değirmenlerinde, buhar makinelerinde; otomobil, bisiklet gibi taşıtlarda tekerlek ve tekerlek ilkesine dayanan çarklar vardır.

-ilk tekerlek günümüzden 5000 yıl önce Mezopotamya'da ortaya çıkmıştır.

-Killi toprağı işlemede yardımcı bir araç olarak kullandıkları tekerleğin aynı dönemde arabalarda kullanılması ulaşımda köklü bir dönüşümün yolunu açmıştır.

-ilk tekerlekler tahta kalaslardan dilim olarak kesilmiş parçaların birbiriyle tutturulmasıyla yapılmıştır.

 

Barut

-Barut bilinen en eski patlayıcı, itekleyici kimyasaldır.

-Barut Çinliler tarafından bulunmuştur.

-Çinliler barutu yalnızca eğlencelerde havai fişek olarak kullanmaktaydılar.

-Barut daha sonraları Türkler ve Müslüman Araplar tarafından kullanılmaya başlanmıştır.

-Haçlı Seferlerinden sonra Avrupa devletleri tarafından kullanılmıştır

 

Mürekkep

-Kandillerde yakılan yağdan çıkan is suyla ve bitki zamklarıyla karıştırılarak mürekkep elde edilmiştir.

-MÖ 1300'e doğru Çinliler ve Mısırlılar mürekkebi bulmuşlardır.

-Yazı mürekkebi ve kurşun kalem gibi icatlar 15. yüzyılda gerçekleşmiştir.

 

Pusula

- Pusula görünüşte çok basit bir alet olmasına karşın, sebep olduğu gelişmeler bakımından çok önemli sonuçlar doğurmuştur.

- Çinliler tarafından bulunan pusula Talaş Savaşı'ndan sonra Müslüman Araplar tarafından öğrenilmeye başlanmıştır. Haçlı Seferlerinden sonra Avrupalılar pusulayı kullanmaya başlamışlardır.

-Pusulanın kullanılmasından sonra gemiciler açık denizlere açılmaya başlamıştır.

-Dünyanın bilinmeyen bölgelerine gidilmiş ve yeni kıtalar keşfedilmiştir

 

Mum

-Mum, çevresi bal mumuyla ya da don yağıyla sarılmış bir fitilden oluşur.

-Yakılan fitilin alevi bal mumunu veya don yağının bir bölümünü eritir; böylece fitil sürekli yanarak ışık saçar. Bu bakımından mum, kullanılması daha kolay bir yağ lambasıdır.

-Günümüzden yaklaşık olarak 2000 yıl önce bulunmuştur.

-Mum 19. yüzyıla kadar yaygın bir şekilde kullanılmıştır.

-Elektriğin yaygın bir şekilde kullanılmasıyla önemini yitirmeye başlamıştır.

 

Kum Tanesinin Serüveni(Cam)

-İnsanlar önceleri mimaride taş ve topraktan yararlanmışlardır. Daha sonraları tuğla ve cam yaygın bir şekilde kullanılmayı başlanmıştır.

-Kum ve sodanın birleşmesi sonucu cam elde edilmiştir.

-Mezopotamya'da bulunan ilk cam örnekleri MÖ 3. yüzyıla dayanmaktadır.

-Cam, eskiden kral ve kralın himayesindeki zengin müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanılmıştır.

-Türklerde camcılığın Büyük Selçuklulara kadar dayandığı bilinmektedir.

-1453 yılından başlayarak İstanbul camcılığın merkezi konumuna gelmiştir.

- Osmanlı Devleti'nde camcılık önemli bir sanayi ve ustalık dalı hâline gelmiştir.

- İstanbul, Denizli, Mersin, Kırklareli ve Sinop'ta cam fabrikaları vardır.

- Günümüzde birçok birleşik cam eşyalar kullanılmaktadır.

 

Kağıt

Kâğıt, M.Ö. 105 yılında Çin’de imparatorun danışmanı olarak görev yapan T’sai Lun adında bir saray mensubu tarafından icat edildi.  T’sai Lun Ağaç kabukları, bez parçaları ve diğer lifli malzemeleri özlü ve yumuşak bir hamur haline gelinceye kadar dövüp, elde ettiği hamuru geniş bir tekne içinde suyla karıştırarak ilk mekanik odun hamurunu elde etti. Daha sonra gözenekli bir kalıbı, hamurun içine daldırılıp yukarıya kaldırıldığında, su gözeneklerden süzülerek aşağıya akıyor, kalıbın yüzeyinde lifli bir tabaka kalıyordu. Bu tabaka bambudan yapılmış çerçevelerde gerilerek  kurutuluyordu. Üzerinden el yapımı silindirlerle geçilerek kullanıma hazır hale geliyordu.

Orta Asya’da yapılan araştırma ve kazılarda, üçüncü ve yedinci yüzyıllar arasında kullanılan kâğıtların dut ağacı kabukları,  keten veya pamuktan yapılmış olduğu anlaşılmıştır.

M.S. 7. yüzyıla kadar Çinliler, kâğıt yapımında kullandıkları formülü büyük bir gizlilik içinde sakladılar. Ancak, bu formül önce Japonların, sonra da Arapların eline geçti. Endülüs Emevilerinin 711 yılında İspanya’yı fethetmeleri üzerine Avrupa’ya geçti. En eski kâğıt, yapımında tahta, saman ve bez kullanılmasına karşın “bez parşömen” olarak adlandırılıyordu. Her üç madde de iyice dövülerek ezildikten sonra su ile karıştırılıyor, sonra da tabakalar halinde sıkıştırılarak kurutuluyordu.

 

Eski Mısır’da kağıt yerine kullanılan Papirüs ve deriden yapılan parşömenler hakkında bilgi verelim. Papirüs Mısırda Nil nehri kıyılarında yetişen yapraksız, üçgen gövdeli, 2-2.5 metre genişliğinde bir kamıştan elde edilmektedir. Kamışların içindeki yumuşak tabaka, ince şeritler halinde kesiliyor, birbirinin üstüne çaprazlama olarak yerleştiriliyordu. Daha sonra bunlar çiğnenerek düz bir tabaka haline getiriliyordu.Kurutulduktan sonra üzerine yazı yazılabilecek sertliğe ve inceliğe ulaşıyordu. Unutmamak gerekir ki papirüs kağıt değildir.

 

M.Ö. 13. yüzyılda, yazı yazmak için deriden yapılan parşömenler de ilk kez Mısır’da kullanıldı. Parşömen elde etmek için, hayvanın derisi, kireç içerisinde güzelce temizlendikten sonra, tahta bir çerçeve içinde iyice gerilerek kurutuluyordu. Daha sonra da, yazı yazmaya elverişli düz bir zemin elde edinceye kadar bıçakla kazınıyordu. Deri parşömenin ömrü, papirüse göre daha uzundu ama, fazla miktarda üretimi hayli zordu. Yine de yavaş yavaş Avrupa’ya yayıldı ve 1500 yılına kadar, özellikle dini yazılar için kullanıldı.

 

Comments

+1 esraturk 21-04-2014 21:23 #8
güzelllll
0 gel.an 16-04-2014 16:00 #7
çok güzel olmuş çok teşekkürler

Yorum ekle

Sevgili Ziyaretçilerimiz ...
Yorum yazarken lütfen türkçemizi güzel kullanınız, genel ahlaka aykırı kelimeler kullanmayınız...

Güvenlik kodu Yenile

Sosyalbilge Sayfamızı Beğenin

Özel Arama
Makale Görünüm Sayısı
1506283

58 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Duyuru

Sitemiz forum sayfaları açılmıştır . Sitemizden daha iyi yararlanmak için üye olunuz.

iyi vakit geçirmeniz dileği ile

sosyalbilge.com

Atatürk Resimleri